| 19 Nisan 2007 Rotting Christ Eskişehir Konseri |
19 Nisan 2007 günü
güzel bir havada, Türkiye'nin en iyi 10 canlı müzik icra edilebilen mekanlarından
Eskişehir 222 Park'a doğru yola çıktım. Evime sadece yürüyerek 10 dakika.
olan bir mekanda en sevdiğim grubu ilk defa izleme fırsatı bulmak gerçekten
inanılmazdı…
Konserde en sinir olduğum şey gerçekleşti, sahne olarak Rotting Christ'a her zaman canlı müziğin yapıldığı sanatçı girişi bile olmayan barın ortasında olan ve sağı solu sandalye masa olan yeri verdiler, asıl konser yeri olan teras veya vitrin dedikleri yerde yapılmadı, asıl yeri Haggard konserinden hatırlıyorum, bu durum bir görevliyle aramda şu diyaloğun geçmesine sebep oldu…. Sahneyi görünce Rotting Christ burada mı çıkacak dedim, evet dedi, bu Rotting Christ'a saygısızlık değil mi diye çıkıştım sustu, o kadar dar sahneydi ki zilleri 3 defa yerden toplamak zorunda kaldı adamlar davula ayrılan kısıma davul sığmıyordu… Ama ses sistemi görüp görebileceğinizin en iyisiydi buna diyecek yok… Konsere gelelim... Babalardan önce, ilgisizlikten dolayı 9.30 da çıkması gereken alt grup Black Omen saat 10'da sahneye çıktı. İlk defa dinlememe rağmen çok hoşuma giden bir grup, ayrıca tam anlamıyla Rotting Christ hayranı vokalistleri Gökhan'la Enuma Elish'i yan yana bağıra bağıra söyledik. 11 gibi beklenen an geldi ve "babalar" sahne olmadığı için seyircilerin arasından sahneye geldi kısa bir sound check'ten sonra az olmasına rağmen çoğunluğu kemik Rotting Christ ve Black dinleyicisi olan tayfa çıldırdı… Headbang'te sınır tanımadık ve açılış parçası olan The Sign of Evil Existence'a eşlik ettik… Tam hatırlayamasam da 14 parça çaldılar konserde ve en önde Sakis'in balgamını suratımdan az silmedim o kadar yakındı, hatta bi ara mikrofonluğa elim çarptı düşürüyordum… Sıcak kardeşlerimizle iletişimimiz çok güzeldi Sakis sık sık göz temasına girdi. Seyircinin özellikle Enuma Elish'e ve konser sonunda tezahüratlarımız sonucu bis'te çalınan Non Serviam'a eşlik etmeleri mükemmeldi… Konser soununda Giorgos pedalları kendisi topladı ve o sıra Tarzan İngilizcemle penasını istedim. Şu an duvarımda duruyor... O fotolardaki 4 göz arkadaş da benim bu arada... Sonuç olarak konsere ilgi organizasyon eksikliği ve zaman nedeniyle düşük, ses sistemi kusursuz, sahne berbat ötesiydi ancak gelen seyirci hakkını verdi konserin… Rotting Christ tek kelimeyle muhteşem çaldı 2 saatin nasıl geçtiğini anlayamadım…Ve elemanlarımızın mütavazi duruşlarına, sıcaklıklarına, enstruman hakimiyetlerine, o dar sahnede yarattıkları mucizeye hayran kaldım...
Teşekkürler Rotting Christ Enuma Elish gibi A Dead Poem gibi parçları yaptığın için, bu şarkılarda hayatımıza anlam kattığın için, bize bu duyguları yaşattığın için, zor olanı bu tarzını koruduğun için, kıymetini yeterince bilmemelerine rağmen gümbür gümbür sanatını icra etmeye devam ettiğin için… Son olarak konsere gelmeyen arkadaşlar çok şey kaçırdı hem de tahmin edemeyecekleri kadar.
| 22 Nisan 2007 Rotting Christ İzmir Konseri |
Yunan tanrılarının şehrimizi 2. kez ziyaret edeceğini duyduğumda yaşadığım
sevinci anlatacak bir kelime yoktu. Daha önce iptal olan Türkiye turnesi,
İzmir'e gelip gelmeyeceklerine yönelik son haftaya kadar bir şeylerin
netleşmemesi gibi sorunlar yüzünden sürekli kafamızda soru işaretleri vardı. Ama
konser günü geldi çattı ve ben Dungeon'daydım. Kapı açılışından bir saat sonra
gitmeme rağmen ne yazık ki içerisi boş sayılırdı, maximum 50 60 kişi vardı. Bu
çok üzücü bir rakam, ne yazık ki konser anında da daha fazla kişi sayılmazdık.
Bunu konserin gerçekleşmesinin bi müddet muallakta kalmasına, 3 haftada üstüste
3 büyük grubun İzmir'e gelecek olmasına,konser reklamının iyi yapılmamasına
bağlayanlar oldu, sanırım haklıydılar.
İlk olarak İzmir'li death grubu Prime Object sahne aldı, zaten az olan seyirci
3-5 kişi dışında kendilerine neredeyse tamamen ilgisizdi, ama onlar gayet güzel
çaldılar, bir adet de Pantera coverı yapıp sahneyi terkettiler. Kısa bir
bekleyişin ardından tanrılar sahnedeydi. The fifth illusion ile konsere
girdiler, şaşırttılar. Giriş için güzel br seçimdi, hemen arkasından Archon
geldi. Seyirci katılımı ne yazık ki çok iyi değildi ama sahne önünde şarkıların
tümünü bilip eşlik eden bir grup vardı, son derece ateşlilerdi. Archon'un hemen
arkasından çığlıklarımız, çığlıklarım eşliğinde Athanati Este girdi, muhteşemdi
tek kelime ile, konserin en başarılı şarkılarından biriydi kanımca. Hemen
arkasından son albüm Theogonia'dan 3 şarkı üstüste geldi, ön tarafta herkes
çığlık çığlığa eşlik ediyordu, son albümün gerçekten sevildiği belli oluyordu.
King Of a Stellar War girdiğinde Sakis'in hareketleri görülmeye değerdi,
seyircinin az olmasından hiç etkilenmemiş gibiydi, harika çaldı, harika coştu ve
coşturdu. 2004 ooze konserindeki halinden çok daha enerjik ve istekli gibiydi.
Playlist eski ve yeni albümlerden dengeli bir şekİlde seçilmişti, gayet şık
olmuştu. You my cross ile devam ettler konsere, üstüne aynen albümde olduğu gibi
peşpeşe Sorrowfull Farewell ve Among Two Storms çaldılar, muhteşemdi. Sonra eski
günlere saygı niteliğinde The Sign of Evil Existence ve Fgmenth Thy Gift geldi
üstüste. Özellikle Fgmenth Thy Gift'te Sakis harikalar yarattı. Peşinden In
Domine Sathana'da seyirciyle tek bir ağızdan söyledi şarkıyı Sakis, üstüne
hayatımın şarkılarından biri, dinlerken çok kez gözyaşlarına boğulduğum
şarkı,Under The Name of Legion geldi. Konserde klavye olmadığı için giriş
kısmını atlayıp sakis başladı love of night...diye, hareketleri, söyleyişi,
görülmeye değer bir andı kesinlikle. Sahneyi terkettiklerinde kimse doymamıştı
tabi ki onlara, Rotting Christ tezahüratları altında tekrar sahneye çıktılar ve
Rotting Christ deyince akla ilk gelen şarkılardan biri olan, her konserin belki
de en çok destek alan şarkısı Non Serviam geldi.Üstüne de kanımca Sleep of the
Angels'taki en güzel şarkı olan After Dark I Feel geldi, mest etti, öldürdü,
çürümüş kalplerimizi parçaladı. Grup teşekkürler edip hayranlarıyla selamlaşıp,
pena baget dağıtma olayına girip sahneyi terketti.
Hayatımın en güzel günüydü kesinlikle, Rotting Christ'ı daha önce 800 900 kişiye
çalarken de izledim ama bugün seyircinin azlığından hiç etkilenmemiş gibilerdi.
Bu adamlar kendi ülkelerinde daima binlere çalarken Türkiye'de böyle bir
hezimeti hak etmediler bence. O kadar kompleksten arınmış, o kadar olgun
insanlar ki hangi grup olsa orada playlisti yarıda kesip gidebilecekken onlar
babalar gibi çaldılar. 20. yıllarında kariyerlerinde zirvedeyken ve yıllardır o
zirveyi koruyorken, tüm avrupayı dolaşmış orada onlarca konser vermiş bir grup
olmalarına rağmen, son derece profesyonel insanlarla çalışıp işlerini
profesyonelce yapmalarına rağmen o sıcak, samimi, amatör ruhu kaybetmediklerini
hepimize tekrar gösterdiler. Benim için dünyadaki en özel grup olmalarının
sebebi de bu işte.
Playlisti düzenli bir şekilde tekrar yazmak gerekirse;
The fifth illusion
Archon
Athanati Este
Enuma Elish
The sign of Prime Creation
Keravnos Kivernitos
King of a Stellar War
You My Cross
Sorrowfull Farewell
Among Two Storms
The Sign of Evil Existence
Fgmenth Thy Gift
In Domine Sathana
Under The Name of Legion
Non Serviam
After Dark I Feel
Konserden sonra kuliste herkesle resim çektirmeleri, oturup dakikalarca sohbet
etmeleri, sonra Alsancak'ta yemek yerken görülmeleri, hep beraber sahilde
yaptığımız yürüyüş, balonlara tüfeklerle ateş edenleri gördüklerinde ilglerini
çekip kendilerinin de atış yapması, sıcaklıkları, tatlılıkları ve bizlere olan
dostça tutumları da bu güzel günden akılda kalan unutulmaz ayrıntılar. Bir daha
ne zaman gelirler bilemiyorum ama, ben orada olacağım, bunu biliyorum.
Bilgen ÇAMLICA
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
| 24 Nisan 2007 Rotting Christ Ankara Konseri - HUROCK Festivali |
ROTTING
CHRIST – HUROCK Festivali – 24 Nisan 2007 Beytepe, ANKARA
Ülkemizi en sık ziyaret eden gruplardan Rotting Christ bir kez daha, ama bu sefer Türkiye turnesinin bir ayağı olarak üçüncü kez Ankara’daydı. Festival kapsamında Orphaned Land’den bir grup önce, saat 22:00 gibi sahne almak için hazırlandıklarında hemen grubun yanında bittim. Kısa bir muhabbetin arasında gitar/vokal Sakis’ten grubun en etkileyici ve çiğ parçalarından “The Sign Of Evil Existence”i çalmalarını istedim.
Grup tezahüratlar altında sahneye çıktıklarında bir tür intro kıvamında ritme dayalı doğaçlama kıvamında bir rif çaldılar. Sanıyorum bir tür soundcheck ya da sahneyi yoklamak amacıyla her konsere böyle başlıyorlar. Hemen sonrasında “The Fifth Illusion” ile sert ve hızlı bir giriş yaptıklarında ilk izlenimler konserin çok sert ve canlı geçeceğiydi. Konser tüm hızıyla sürerken 5. parçada Sakis’in gitarının telinin kopması ve kötü ses düzeni performansın eksileriydi. Bu durumlar grupta moralsizlik yaratsa da tek gitarla parçanın kotarılması geniş deneyimlerinin bir kanıtıydı. Yeni gitarist gruba adapte olmuş, eski parçaların sololarını da gayet ustaca çalabiliyor. Rotting Christ’ın sahnesini ilginç bir yönü, diğer grupların aksine önceden belirledikleri bir playliste bağlı olmadan performans sunmaları. Tüm parçaları Sakis spontane bir şekilde anons ediyor. Durmadan sahne alan bir grup için bu bir tür refleks olmuş gibi görünüyor. Zaten bir albümden belirli bir parçayı çaldıklarında ardından da o albümdeki takip eden parçayı çalmaları bir kalıp halini almış. Örneğin “A Dead Poem”in ilk iki parçası “Sorrowful Farewell” ve “Among Two Storms”u konserde de ardı ardına çalmaları gibi. İstediğim “The Sign of Evil Existence” çalmayı unutsalar da ”Archon” ve oryantal etkili “Athanati Este” benim için yeterliydi. Bascı Andres headbangsiz duramazken yeni gitarist bazı komplike gitar partisyonlarından olsa gerek biraz tutuktu. Sakis ise seyirciden aldığı enerjiyi aynen yansıtmasını iyi biliyor. Gördüğüm en enerjik frontmanlerden biriydi. Zira başka herhangi bir grupta gitar çalarken defalarca zıplayabilen bir müzisyen hiç görmedim. Sakis’in tek sorunu bir frontman olarak seyirciyle sözel iletişimin zayıf olması.
Ülkemizde daha önce bir çok kez çalmış olmalarından olsa gerek son albümleri “Theogonia”yı tanıtmaktan çok daha önceki albümlerinin her birinden en gaz birkaç parçayı çaldılar. Son albümden yalnızca “Enuma Elish”i dinleyebildik. Kulakları rahatsız eden bir sorun, kayıtta ezan sample’ı kullanılan bu parçada bilgisayarın sorun çıkartmasıydı. Samplesız parça bayağı yavan geldi. Tahmin ediyorum bol sample ve efekt kullanılan son albümden başka parça çalınmamasını sebebi de buydu. Umuyorum ki bu muhteşem albümden daha fazla canlı parçaları daha iyi bir soundla ilerde tekrar dinleriz. Ne de olsa sık geliyorlar…
Hacettepe Üniversitesi
Rock Kulübü Başkanı Berk Seçkin YILDIZ ve kulüp üyelerine teşekkürler.
Tamer CANPOLAT
![]() ![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |