| Şebek Dergisi Sayı:46 19 Ekim 1997 |
| ROTTING CHRIST KONSER İZLENİMLERİ Arda Turaç |
Yaklaşık iki aydır dergimizden bu
konserin duyurusunu yapıyorduk.Konserler üzerine çeşitli şaibeler dolaşıyordu.Bu
konserleri
gerçekleştirmek kolay değil, zaten olmayacak vb. gibi söylentiler.Ancak önemli
gün geldi çattı.Günlerden cumartesiydi ve ayın 11'iydi; Laneth Prodüksiyon'un
yaşadığı son şansızlıklardan sonra, DNA'da çıkan sorunlar, otel
rezervasyonlarında yaşanan problemler gibi.
Soundcheckleri izlemek ve fırsat olursa da elemanlarla sohbet etmek üzere öğlen
saat 1 dolaylarında oradaydım.Doğal olarak Alt Kemancı bomboştu organizatörlerin
müthiş bir koşuşturması vadı.Ama bu boş Kemancı kesinlikle saat 4'teki
konser manzarasını ifade etmiyordu.Nitekim saat 3'te kapıların açılmasıyla
yavaş elemanlar barı doldurmaya başladı. Nerde dursak ne yapsak diye düşünürken
kendimize yer beğenmeye çalışırken Çağlan bir şekilde olacaklardan
bihaber bizleri sahne arkasına davet etti.Olacaklardan diyorum çünkü biraz
sonra her taraf tıklım tıklım dolacaktı ve adım atacak yer kalmayacakı.
Nitekim saatler 4'ü gösterirken (yani konserin resmi başlama saati) bar
limitini çoktan aşmıştı.Artık insanlar yerlerini kaybetmemek için
tuvalete bile gidemiyorlardı, galeyan içerisinde dökülmesin diye içki dahi
içemiyorlardı. Ve seyircilerin Moonspell, Tiamat, Amorphis, Cradle of Filth eşliğinde
kıvama gelmesinden sonra saat 5'e doğru Rotting Christ sahne aldı.Oldukça
iyi bir performans gösteren grubun yanısıra Sakis'in Türkçe kelimeler
sarfetmesi de çok hoştu.Bir süre konsere ara verildi.Tabi bu ara elde olmayan
nedenlerden dolayı idi.Öğrendiğimize göre amfinin aşırı derecede ısınmaya
karşı olan oto-kontrolünden kaynaklanıyordu bu sorun.Ve bu andan itibaren müthiş
bir telaş başladı, kimse konsere gölge düşmesini istemiyordu. Konserin başından
beri orada olan ve ertesi günkü konserin yorgunluğuyla oturarak dinlemek ile
yetinen Hakan Utangaç ve Tarkan Gözübüyük'ün (Pentagram) bu aksilikten
sonra gösterdiği özveri ve yaşadığı telaş da gözüme çarpan önemli
bir nokta idi. Kısa bir süre sonra konser tekrar başladı.Maalesef bu ara sırasında
seyirciler arasında bu güzel güne gölge düşürmek isteyenler de vardı ama
amaçlarına tabiki ulaşamadılar. Konser başarıyla sonuçlandı, herkesin yüzünde
bir tebessüm, bodyguardların yüzünde ise inanılmaz bir yorgunluk vardı.
Kim ne derse desin bu aktiviteyi yaşamamızda büyük emekleri geçen Laneth
Prodüksiyon'daki arkadaşlara sonsuz teşekkürlerimi iletirim.
ARDA TURAÇ
| ROTTING CHRIST RÖPORTAJI Bahadır Uludağlar ve Alper Erhan |
İşte Rotting Christ grubu İstanbul'dan
geldi geçti.Biz de adamları yakalamışken bir röportaj yapmak istedik.Çağlan
Tekil'in yardımlarıyla grubun gitar vokali Sakis'le bir röportaj yaptık.Ben
(yani Viking ve Karga) şimdi bu röportajı sunuyoruz.
Viking/Karga:Bu işe grup olarak ne zaman başladınız?
Sakis:1988'de başladık.
V/K:Konseri ve Türk seyircisini nasıl buldunuz?
S:İşin doğrusu Türkiye'de böylesine müthiş bir konseri vereceğimizi
hayal bile edemezdik.Karşımızda hiç durmadan haraket eden, coşan, pogo
yapan bir kitle vardı ve tek kelimeyle mükemmel bir seyirciydi.Bu tür bir
seyirciye çaldığımızdan ötürü çok mutluyuz.
V/K:Konserde ortaya çıkan ufak tefek aksaklıklar için (ses tesisatındaki 15
dakikalık aksama gibi..) neler diyeceksin ve bu olay performansınızı
etkiledi mi?
S:Bu tür küçük aksaklıklar her konserde olur.Bizi ve seyirciyi hiç
etkilemedi bu olay. (sakis underground'da böyle şeylerin olmasının doğal
olduğunu düşünüyor.)
V/K:Biliyorsunki Türk ve Yunan devletleri arasında uzun uzun yıllardan beri
sorunlar yaşanmakta... bu b.klar hakkında (eeeh.. ne kadar cooluz haa...)
neler düşünüyorsun?
S:Bu sizin de dediğiniz gibi gerçekten bir b.k! (heey Sakis! Sen de coolsun
haa...) Milletlerin kendi aralarında problem yaşadıklarını düşünmüyorum.
Sorun çıkartan devletlerdir. (Kendileri barıştan yana yani..., zaten öyle
olmasalar burada ne işleri var?)
V/K:Ülkenizdeki rock dinleyicilerinde bahsedelim biraz... Onlar için ne söyleyebilirsin?
S:Görebildiğimiz kadarıyla sizin dinleyicilerle pek bir fark yok arada, yani
aynı.
V/K:Buraya gelmeye karar verdiğinizde kafanızda Türkiye hakkında kötü şeyler
varmıydı?
S:İlk başta Yunanistan'daki insanlara Türkiye'ye gideceğimizi söylediğimiz
zaman, bize bunun çok tehlikeli bir şey olduğunu söylediler, ama görüyorsunuz
ki hala yaşıyoruz. Bu da ilk söylediğim gibi böyle düşünenlere en iyi
cevap.
V/K:Antichrist olmak veya Satanizm hakkındaki düşünceleriniz?
S:Kesinlikle bütün dinlere karşıyız ama hümanistiz.
V/K:BÜyük çoğunluğu Hıristiyan olan bir ülkede yaşıyorsunuz... Tepki
aldığınız oluyor mu?
S:Bazı fanatik Hıristiyan gruplarından tepkiler aldığımız oldu. Ama daha
önce de belirttiğim gibi yaşıyoruz ve yaşamaya devam edeceğiz.
V/K:Türkiye'deki diğer konserleriniz için ilginç planlarınız var mı?
S:Hayır! Sadece çıkıp çalacağız. Şova gereksinim duymuyoruz, müziğimiz
yetiyor.
V/K:Ankara'da beraber çalacağınız grup hakkında (WitchTrap) bir bilginiz
var mı ve hiç dinleme imkanı buldunuz mu?
S:Hayır onları hiç dinleme imkanı bulamadım. Fakat sadece iyi bir grup olduğunu
duydum.
V/K: Buna emin olabilrsiniz...
Century Media ile çalışıyorsunuz...
S: Evet ilk olarak bizimle ilgilendiklerini söylediler ve biz de onlara içinde
3 parça bulunan bir promo kayıt yolladık, onlar da beğendi ve anlaştık.
V/K: Şu ana kadar grupta kaç eleman değişikliği oldu?
S: Çok oldu, özellikle en çok gitarist değiştirmek zorunda kaldık.
V/K: Albüm satışlarınız ne durumda?
S: Çok iyi durumda Avrupa'da da albümümüzün satışı çok iyi bir rakama
ulaştı.
V/K: Liriklerinizde genelde neden bahsediyorsunuz? Dinlerden veya ruhani şeylerden
çok fazla söz ediyor musunuz?
S: Bu konulara çok fazla girdiğimiz söylenemez. Bunlardan daha büyük
sorunlarımız olduğuna inanıyoruz ve onlardan bahsediyoruz.
V/K: Gelecekteki planlarınız nelerdir? (Bu geyik soruyu sormak zorunda
hissettik kendimizi)
S: Şuan için ilerideki planlarımız sadece konserler... konserler...
konserler...
V/K: Yunanistandaki diğer gruplarla (Nightfall, Septic Flesh... vs) aranız nasıl?
S: Pek iyi olduğu söylenemez, müziklerini severim ama ... bilirsiniz işte kişisel
problemler!
Hazırlayan: Bahadır Uludağlar ve Alper Erhan